22 Aralık 2015 Salı 08:24
588 Okunma
MİGREN'e  Botokslu Çözüm

 Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Prof. Dr. Yeşim Gülşen Parman, 2010'dan itibaren, 15 gün ve üzeri baş ağrısı yaşayan kronik migren hastalarına belirli bir protokol çerçevesinde botoks uygulandığını belirterek, tedavinin etkili olduğunu açıkladı.



  Epilepsi ilaçları kullanılıyor



  Prof. Dr. Parman, "Baş, boyun, omuz ve saçlı deride 31 ayrı noktaya oldukça yüksek dozda uygulanan botoksun sorunun çözümünde oldukça yararlı olduğu görüldü” dedi. Migren tedavisinde kullanılan ilaçların çoğunun epilepsi ilacı olduğunu aktaran Parman, bu tedavinin günlük hayatta sersemlik hissi, zihinsel yavaşlama gibi hayat kalitesini düşürecek olumsuzluklara yol açabildiğini vurguladı. 



  Migren, Diğer Tedavi Yöntemleri

  Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, migren tipi baş ağrıları ataklarından korunmak için alınması gereken önlemleri anlattı; 
Migren ağrısı, zonklayıcı, genellikle tek taraflı, bulantı-kusmanın gelişebildiği, hareketle artan, ışık-ses-koku hassasiyetinin eşlik ettiği şiddetli bir baş ağrısı tipidir. Ülkemizde yapılan migren prevalans çalışmasına göre; her 100 kişiden 16’sı migren tipi baş ağrısı çekiyor. Kadınlarda erkeklere nazaran 3 kat fazla görülüyor.

  Bunun nedeni ise kadınlardaki hormonal değişimlerin nöral ve vasküler yapıları etkileyerek migren eşiğini düşürmesi. Migren tipi baş ağrısı kişinin günlük yaşamsal
aktivitesini, iş verimliliğini ve konsantrasyonunu ciddi şekilde bozabilecek kadar şiddetli olabiliyor. Güzel haber ise migreni tetikleyen faktörleri iyi bilen ve onları
engellemeye yönelik tedbirler alan migren hastalarının ilaç kullanmadan ağrıların sıklığı ile şiddetini azaltabilmeleri. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, migren tipi baş ağrıları ataklarından korunmak için alınması gereken 10 önlemi anlattı.



  1. Gelişi güzel ağrı kesici kullanmayın

  

  Hemen hepimiz başımız ağrıdığında çözümü ağrı kesici ilaçlarda buluyoruz. Ancak baş ağrınızın türü migren ise ve siz ayda 4-5 kereden fazla ağrı kesici ilaç alıyorsanız, bu alışkanlığınızdan hemen vazgeçin. Çünkü aşırı ağrı kesici kullanımı migren ağrılarını daha da şiddetlendirmesinin yanı sıra atak sığlığını da artırarak inatçı bir baş ağrısına dönüştürüyor. Bu nedenle yapmanız gereken şey, gelişigüzel ağrı kesici kullanmak yerine bir nöroloji uzmanına başvurmak olmalı.



  2. Migren günlüğü tutun


  

  Alkol, nitrit ve nitratla yüklü besinler (sosis, sucuk, salam ve pastırma gibi şarküteri ürünlerinde bulunuyor), monosodyum glutamat (gıdaların aromasını artırmak için eklenen katkı maddesi), baharatlar, deniz ürünleri, nişasta, çikolata, eskitilmiş peynir, aşırı tuz… Tüm bunlar migren baş ağrısını tetikleyen gıdaları oluşturuyor. Ancak bu gıdaların tümü her migrenli hasta için tetikleyici olmuyor.



  Kişisel farklılıklar ve genetik etmenlere göre bu tetikleyiciler değişiyor. Dolayısıyla migren baş ağrınızı tetikleyen gıdaları bulmak için düzenli olarak migren günlüğü tutun. Baş ağrısı atağı olduğunda bir önceki öğünde ne yediniz, ne içtiniz? bir göz atın. Bu sayede migren baş ağrınızı tetikleyen gıdaları tespit edebilirsiniz. Kronik migren atağınız varsa ve bu diyetsel tetikleyicileri belirleyemediyseniz, besin intolerans testi yaptırabilirsiniz.



  3. Stresle başa çıkmayı öğrenin


  

  Özellikle yoğun stres altındaysanız ve bununla başa çıkamıyorsanız migren atağı için risk oluşturuyorsunuz. Ayrıca migren, anksiyete (aşırı kaygılı olma) ve depresyon olmak üzere çoğu kez psikolojik bozukluklarla da ilişkili oluyor. Bu bozukluklar çoğu kez migren ataklarının tetikleyici faktörleri olarak gösterilse de, aynı zamanda migren ataklarına karşı psikolojik bir tepki olarak da ortaya çıkabiliyor. Bu konularda uzman bir hekimle görüşüp, gerekli desteği almayı ihmal etmeyin. Ayrıca stresi azaltan, zihninizi berraklaştıran dans, yoga ve meditasyon gibi yöntemlerden de fayda sağlayabilirsiniz.



  4. Öğünleri kesinlikle atlamayın



  

  Migren ataklarına karşı her gün 2 ana 3 ara öğün beslenmeye özen gösterin. Kesinlikle öğün atlamayın. Öğün atlamak hipoglisemiye (kan şekeri düşüklüğüne) yol açtığı için migren ataklarını tetikleyebiliyor.

5. Aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkın


  

  Migrenli hastada uyku düzeni büyük önem taşıyor. Mümkün olduğunca aynı saatte yatıp, aynı saate kalkmaya ve bu ritmi hafta sonu da devam ettirmeye özen gösterin. Her gün en az 6 saat uyumayı da ihmal etmeyin. Ancak unutmayın ki fazla uyku da migreni tetikleyebiliyor. Dolayısıyla günde 10 saatten fazla uyumamaya da dikkat edin!


  6. Parıltılı ve sarı ışıklı ortamlarda bulunmayın


  

  Parıltılı ışık, floresan, yanıp sönen ışıklar ve yoğun geometrik desenli yüzeyler migren ataklarını tetikliyor. Bu nedenle evinizin ışıklandırmasında sarı ışık kullanmayın, karanlıkta televizyon izlemeyin, parıltılı ışıklı ortamlardan, örneğin AVM’lerden uzun durun. Duvar kağıdınızda veya sürekli bulunduğunuz iş yeri ortamınızda yoğun geometrik desen kullanmamaya özen gösterin.



  7. Östrojen içeriği yüksek ilaçlardan kaçının


  

  Hormonal değişimler, artan östrojen seviyesi ve regl döneminde su tutulumu ile ödem, migren baş ağrısı ataklarını tetikleyebiliyor. Bu dönemleri, dinlenerek, beslenme düzenine dikkat ederek ve gerektiğinde ilaç desteği alarak daha rahat geçirebilirsiniz. Östrojen içeriği yüksek doğum kontrol hapları migren ataklarını arttıracağı için hekiminizi migren tipi baş ağrınız olduğu konusunda mutlaka bilgilendirin. Menopoz dönemindeyseniz ve hormon replasman tedavisi görmeniz gerekiyorsa, yine hekiminizi bilgilendirerek östrojen içeriği yüksek ilaçlar kullanmamaya özen gösterin.


 
  8. Ağır parfüm ve sigara kokularından uzak durun




       

  Koku reseptörleri aşırı hassas olan migrenli hastalarda tetikleyici faktör olabiliyor. Bu yüzden özellikle çamaşır suyu, ağır parfüm ve sigara kokusu gibi keskin kokulardan uzak durun.



  9. Vücudu zorlamayan egzersizler yapın

  

  Migren hareketle artan baş ağrısı olduğu içini ataklar sırasında egzersiz ve yolculuk önerilmiyor. Atakların olmadığı ara dönemlerde ise yürüyüş, yüzme veya kardiyo gibi vücudu zorlamayan egzersizler yapmayı ihmal etmeyin. Bu egzersizler serotonin hormonu salgılayıp stresi azaltıyor ve dolaşım sistemini düzenliyor, bu sayede de migren ataklarını azaltmada yararlı oluyor.



  10.   Yüksek rakımlı yerlerde tatil yapmayın 



  

  Migrenli hastalar mevsimsel geçişler, nem, hava basıncı değişiklikleri ile lodos gibi hava değişikliklerine daha fazla duyarlı oluyorlar. Bu nedenle lodoslu havalarda mümkün olduğunca dışarıya çıkmayın.



  Ayrıca yüksek rakım; oksijen seviyesinde ve basınçta düşmeye yol açabiliyor. Bunun sonucunda da migren ataklarını artırıyor. Migren baş ağrınız varsa, deniz seviyesinde 1500 m yükseklikte, yani yüksek rakımda, migren ataklarınızın tutabileceğini bilerek seyahatlerinizi düzenleyin.

Son Güncelleme: 22.12.2015 08:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.